SEÇİMLERDE KAZANMANIN ALTIN KURALI..!

2
256
REFILE - CORRECTING GRAMMAR Turkish Parliament convene for a debate in Ankara October 31, 2013. Four female lawmakers from Turkey's Islamist-rooted ruling party wore their Islamic head scarves in parliament on Thursday in a challenge to the country's secular tradition. AKP lawmakers Nurcan Dalbudak, Sevde Beyazit Kacar, Gulay Samanci and Gonul Bekin Sahkulubey attended the general assembly wearing their head scarves. The last time a lawmaker attempted to wear the head scarf in parliament in 1999 she was expelled from the assembly. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: POLITICS RELIGION)

Derler ya Lider olunmaz Lider doğulur diye…

İnternette Lider olma özellikleri diye birçok makale, yazı bulabilirsiniz. Ancak “lider nasıl olunur? Kimler lider olamaz?” gibi yazıları okuyarak veya uygulamaya çalışarak lider olunamaz; ancak kimin lider olduğunu bu yazılara bakarak analiz edebilirsiniz. Lider kelimesi kabaca bir gruba, bir kesime veya bir ülkeye yön veren, önderlik eden ve kitleleri harekete geçiren kişidir. Ufku geniştir, merhametlidir.

Bugünkü yazımız, siyasetle uğraşanların özellikle siyasi partisine önderlik yapanların halk nazarında karşılık görmelerine ilişkin bir konu hakkında olacak. Ülkemiz, yakın bir zamanda erken seçim kararı aldı. Seçim için yarışacak siyasi partiler ve adaylar hızlı bir şekilde meydanda yerlerini aldılar. Bu seçimler gençlerimizin, özellikle siyasete adım atmak isteyen veya hali hazırda siyasetin içinde bulunan gençlerimizin analiz etmesi bakımından önemli bir eğitim aracı olabilir. İyi değerlendirilmelidir…

Son bir yıldır meydanda görünür olan siyasi partilere bir bakıyorum, hepsi bir diğerini eleştirme adına karalama, kötüleme söylemlerinde bulunuyor. Yanlış olan eleştirilmeli ve çözüm önerisi sunulmalıdır; ancak sadece eleştirmek adına eleştiri sahibine ve grubuna zarar verir. Neden bunu söylüyorum, işte cevabı: 2002 yılından itibaren yaklaşık 16 yıldır % 50 ye yakın oyla tek başına iktidar olan bir başka Siyasi parti dünya siyasetinde var mıdır? Şimdi bu cümleleri okuyanların bazıları şöyle düşünebilir: zorla iktidardalar, halka bir şey dağıtarak elde ettiler, diktatörlük yapıyorlar, seçimleri hakkıyla almadılar vs. vs. Eminim bu gibi yanlış tezlerde bulunanların kendileri de inanmıyorlardır bu söylemlere. Kendilerini söylemek zorunda hissettikleri için söylüyorlar. Bu tarz söylemin hastalıklı olduğunu yine tarih sahnesinden alıntı ile paylaşalım:

Bu şekilde bir davranış tıpkı Peygamber (SAV) Efendimizi dönemindeki Ebu Cehil lakaplı (Cahilin babası) Amr bin Hişam’ın İslam’a karşı çıkma sebebine benziyor. Peki neden İslâm’a karşı çıkmakta idi? Neden kör ve bu denli azılı bir düşman olmuştu? Bu soru, Ebû Cehil’in kendi sözlerinde cevabını bulmaktadır: “Vallahi Muhammed’in dediklerinden zerrece şüphem yoktur! Lâkin onu kabul edersem yönetim onlara geçer. Biz Abdimenafoğulları ile sürekli yarış halindeyiz, sürekli bir rekabetteyiz. Hep şeref için mücadele ettik. Onlar Hac için gelenleri yedirdiler, bizde yedirdik, içirdiler bizde içirdik, giydirdiler bizde giydirdik, misafir ettiler biz daha fazlasıyla misafir etmeye çalıştık, onlar hediyeler dağıttı bizde hediyeler dağıttık, şimdi öyle bir şeyle geldi ki biz bunun üzerine ne getirelim. Vallahi bu olmaz bunu asla kabul etmeyeceğim

Şimdi gelelim günümüze… Dedik ya 16 yıldır iktidar olan bir parti ve hala alternatifi olmayan lider… Bu iyi bir şey midir? Alternatifi olmamak… Bu bile siyasetteki kalitenin düştüğünün göstergesidir. Karşısında ise sürekli onu hedefe oturtturmuş, iyi yapılanları görmezden gelen, iktidarın eksikliklerinden bahsetmeyen bir yapı. İktidar karşıtı grup hiç mi kendini yenilemez? Ya da hiç mi dönüp biz nerede hata yaptık veya eksikliklerimiz nerede diye bakmaz. Sadece 16 yılı ve seçimleri iyi okusalar aslında cevabı bulacaklar. Normal olan iktidardaki partinin yıpranmış, muhalefetin güçlenmiş olmasıdır. Ancak bizdeki olay tam aksine muhalefet yorgun ve yıpranmış… Bu iyi bir şey midir?

Yazımızın esas konusu olan siyasetin özellikle de seçimlerin bana göre Altın Kuralı; Halkın karşısına projelerinizle çıkmanızdır. Halk tarafından kabul görecek projeler… 16 yıllık yolculuk dikkatli incelendiğinde bu daha net ortaya çıkar. Siyasette projelerinizle ortaya çıkarsanız, bu millet sizi baş tacı eder. Örnek isterseniz iktidar dışında bir başka örnek vereyim. 2002 seçimlerinin sürprizi Genç Parti… Daha önce siyasette adı olmayan, siyasetle ilgilenmemiş bir işadamı olan Cem Uzan’ın partisi Genç Parti. 3 Kasım 2002 seçimlerinde ilk kez seçim arenasında yer alan bir grup, %7,25 gibi bir oy alarak siyaset tarihine adını yazdırıyor. Bu kadar yüksek bir oy almasının nedeni neydi?

Cem Uzan, seçim kampanyasını alışılmış olan kampanyalardan farklı olarak projeler üzerine, ayakları yere basan, halkta karşılığı olan projeler üzerine oturtturmuştu. Kendisine rakip ve favori durumdaki Ak Parti Genel Başkanını veya üyelerini hedefe koyup, karalayarak ve aşağılayarak değil… O güne kadar dillendirilmeyen ve milletin ihtiyacı olan projelerle kampanyasını yürüttü; Öğrencilere ücretsiz kitap dağıtımından tutun da işsizlere 350 YTL maaş, ÖSS ve harçların kalkması gibi.

Uzan’ın kendi kampanyasında bahsettiği projeleri bugün, 16 yıldır iktidar olan parti hayata geçirdi. İşsizlik fonu kuruldu, öğrenim harçları kaldırıldı, okullarda kitaplar ücretsiz dağıtılıyor. İktidar partisi neden uzun yıllardır tek başına iktidarın cevabı aslında burada yatıyor: Uygulanabilir projeleri, muhalefetin projesidir ben yapmam demeden, halkın faydasına olduğunu bildiği projeleri zamanı gelince uygulamaya koymaktadır. Bu şekilde kendini canlı tutmaktadır. Toplumsal fayda sağlamayan söylemler, propagandalar her zaman bıkkınlık getirir, inandırıcı gelmez.

Son söz, diğer yazılarımızda da bahsettiğim gibi Gençlerimize yönelik olacaktır: Bir işe koyulmuşsanız sakın ola ki muhaliflerinizi karalamayın, üstün olan yanlarınızı ortaya çıkaracak projelerinizi karşınızdakilere sunun. Şu an bulunduğumuz siyasi ve seçim ortamı sizin için adeta bir eğitim niteliğinde. Altın kuralı unutmayın..! Heva ve heveslerinize kapılmadan önce bu ortamı iyi değerlendirmeye çalışın. Bu eğitimden mahrum olmayın. Önünüzde güzel ve uzun bir yolculuk var. Bu ortamı iyi analiz eder, kendinize uygun stratejiler geliştirebilirseniz bu uzun yolculukta hep var olur ve başarılı olursunuz. Emeklerinizin karşılığını mutlaka alırsınız. Sitemizin adı gibi Yeni Siyaset Kültürünü toplumumuza kazandıracak kesim olursunuz. Böylece sizlerde kendi zamanınızın ve sizden sonraki zamanın liderleri olabilirsiniz.

2 YORUMLAR

  1. Türk halkının çoğunluğu kardeş kavgalarından sıkıldı artık, kavgacı söylemlerde bulunan siyasetçilere itibar eden kişi sayısı o kadar azaldı ki, parmakla gösterilebilir. Mesela CHP adayı Muharrem İnce “ben Cumhurbaşkanı olursam Külliyeyi başlarına yıkacağım” diyor. Müslüman bir ülkede yıkmaktan yada yakmaktan proje üretirsen bu halk sana sandıkta gerekli dersi verir.
    Sibel hanım..
    Yazınız çok güzel ve anlamlı. Umarım okuması gerekenler de okur ve ders çıkartır..

    • Kenan Bey Yeni Siyaset Kültürü olarak öncelikle ilginize teşekkür ederiz, siyasette her zaman kutuplaşma vardı ama bu kadar arttığı hiçbir dönem olmamıştı! Bu şekilde giderse sıkıntılı günler bizi bekliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here