Espor: Dünyada yükselen dalga (1)

0
109

Espor nedir?

Bugün sık sık duyduğumuz bir kelime haline geldi “Espor”. Hem Türkiye’de hem de dünyada hızla yaygınlığı artan bu Espor’un ne olduğunu anlamak, gidişatını ve aslında ne kadar önemli bir yere geleceğini düşünmek gerekiyor. Şahsi düşüncelerime girmeden evvel espor nedir? Sorusundan başlayalım.

En popüler oyunlardan biri “Leage of Legends”in üst firması Riot Games’in Ülke Müdürü Bora Koçyiğit Espor hakkında yakın zamanda konuştu:

“En basit diliyle bazı bilgisayar oyunlarının profesyonel liglere katılan profesyonel oyuncular ile oynanmasıdır. Bir oyunun Espor olabilmesi için profesyonel lig olması gerekiyor…bir başka deyişle, Espor, oyunların profesyonel sahnesi” Aslında tek cümleyle özetlemek gerekirse, Espor elektronik oyunların profesyonel liglerde oynanmasıdır.

Hangi – ne tip oyunlar var?

Espor için dünyada farklı ülkelerde birçok oyun oynanmaktadır. FIFA’dan tutun League of Legends’a kadar birçok oyunun profesyonel ligi vardır.

Bu profesyonel ligler yerel oyunlardan büyük izleyici kitlesine ve büyük ödüllere sahip global turnuvalara kadar gidebiliyor.

Tek bir oyun tipine indirgemek kesinlikle doğru olmaz – her ülke/piyasa farklı. Ortak nokta olarak, oyunların çoğunluğunun çift kişilik – en az 2 oyuncunun birbirine karşı olduğu oyunlar olduğunu söylemek doğru olur. İlaveten, en büyük Espor oyunlarının ise takım odaklı olduğunu söyleyebiliriz. League of Legends 2 takımda beşer kişi olacak şekilde 5v5 formatında oynanmaktadır.

“Oyun izlemek”

“Oyunu ben oynarım, neden gidip başkasını izleyeyim – kim izliyor bunları?” diyebilirsiniz.

Bora Koçyiğit bazı sayılar veriyor: “…Türkiye’de en çok izlenen spor futbol. Ardından şaşıracaksınız ama Espor geliyor…Sıradan bir maçımızı bile YouTube ve Twitch’de 60 bin tekil izleyici izliyor. Şampiyonluk maçları ise 1 milyona kadar çıkıyor.” (Türkiye’deki final İstanbul’da bulunan Ülker Sports Arena’da oynanıyor.) Bora Bey’in bahsettiği sayılar sadece Türkiye ligi için geçerli. Aynı oyunun dünya şampiyonası izleyici sayıları ise 14.7 milyon– turnuvanın tamamı ise 43 milyon kişi tarafından izlenmiş! Hatırlatırım ki bu sadece 1 popüler oyun için geçerli, birçok oyun var.

Bu sayılar ardından, Espor veya elektronik oyun izlenimini 2 ayrı kategoriye koyabiliriz: Turnuvalar ve “streamer”lar:

Turnuvalar anlaşılabilecek üzere büyük profesyonel organizasyonlardır. Aynen bir lig maçında olacağı gibi maçların hem spikeri hem de yorumcuları bulunmaktadır. Amerika’nın en büyük spor kalanı ESPN büyük Espor turnuvalarını aynen bir NFL veya NBA maçını yayınlayacağı ciddiyette yayınlamaktadır.

Streamlar ise farklıdır. İnternette Twitch veya YouTube üzerinden herhangi birisi, herhangi bir oyunu oynarken kendi ekranını canlı olarak yayınlayabilir. Çoğu streamer ekranın köşesine de kendi webcam ekranını koyar. İzleyiciler siteye girerek takip ettikleri oyuncuyu veya ilgili oldukları oyun türüne girerek birini izler.

Peki diyebilirsiniz ki “turnuvayı anladım da, ben neden birinin öylesine oyun oynamasını izleyeyim?” Bu sorunun birçok cevabı var. Desem ki, evinin tam yanında bir halı saha var ve Cristiano Ronaldo her antrenmanını orada yapıyor, tribünde onu izlemeye gelenlerle de konuşup bedavaya tavsiye veriyor. Ne yapardınız? 🙂  (Valla ben her gün ne yapar eder giderdim.)

Streamların bir bölümü turnuvalarda oynayan veya başarılı oyuncular. İzleyicilerine tavsiye veriyor, chat ekranı üzerinden onlarla binbir yoldan etkileşime giriyorlar. Bazı streamerlar ise tamamen eğlendirmek üzerine kurulu. Haftanın belirli saatlerinde bir programları var diyebiliriz.

Özetle, oyunların turnuvaları ile beraber oyuncuların gündelik oynadığı oyunlar farklı mecralardan her gün milyonlar tarafından izleniyor.

Espor’da para var mı?

Türkiye’de bilgisayar oyun Pazar 600-700 milyon dolar arasında. Türk oyuncular ayda ortalama 5-6bin dolar arası kazanabilmekte. En iyilerin ise aylık geliri 10-15 bin dolara kadar çıkabiliyor.

Gelirlerin gelebileceği birkaç mecra var:

  1. Takım: büyük kulüp ve okullar (FB, GS, vb..) kendi takımları var. Bu oyunculara para ödüyorlar
  2. Turnuvalar: Her turnuvanın büyüklüğü doğrultusunda verdiği ödüller var. League of Legends’ın 2016 turnuva 1.si takımı 2 milyon dolar ödül kazandı.
  3. Streaming: Streamerlar twitch üzerinden aylık abonelik ve bağış adı altında çok ciddi ciro elde edebiliyor. Ek olarak çoğu streamerın YouTube kanalları ve reklam gelirleri de bulunmakta.

Eskiden tüm gün oyun oynamak zaman harcamak olarak görülüyorken çok kısa sürede aynı eylemi yapıp ayda ciddi meblağların kazanılması bence müthiş bir ilerleme.

Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi büyük kulüplerin kendi takımları var, Bahçeşehir Üniversitesi “Espor bursu” vermeye başladı. (2015 yılında ilk kulübü Beşiktaş kurdu)

Piyasa ve iştah her geçen gün artıyor…

Espor’un geleceği ve toplumsal önemi

Son 5 yılda 40% büyüme kaydeden Espor’un hızla genişlediği inkar edilemez bir gerçek.

Çin’de Espor ilkokuldan öğretilmeye başlandı, Avrupa ve Amerika’da ise Üniversite’de bunun dersleri var. Oyunculuk, hakem, koçluk… Yepyeni spor dalları dünyanın gözü önünde hızla büyüyor.

Türkiye’ye gelirsek…

Yakın zamandan bir örnek ile başlayalım: 2017 yılının Ağustos ayında Vodafone, Espor pazarına 5 yılda 30 milyon TL değerinde desteğe hazırlandığını açıkladı.  Türkiye’de oyun pazarında şu anda 33 milyonu geçen kullanıcı sayısı ve 1 milyar dolara yaklaşan bir hacim bulunmaktadır.

Bilgileri geçtiğimize göre, asıl can alıcı noktalara gelmek gerekiyor: toplumsal etki.

Espor’un dünyada futbol, basket veya herhangi başka spora kıyasla daha büyük olacağına adım gibi eminim. Neden mi? Çünkü Espor’un yaş/fizik bariyeri çok düşük.

Gençliğinde çok iyi topçu olan ama profesyonel olamayan biri 30 yaşına geldiğinde tekrardan futbola kendini adayamaz. Kondisyon olarak artık yetişmesi fiziken mümkün değildir.

Espor’da ise yaş sınırı bence yok – her yaştan her kişi oynayabilir. 40 yaşında bir anne çocukları okuldayken oynamaya başlar, Twitch’ten stream ederek para kazanır hatta beli başarıya ulaşırsa bir takımın oyuncusu bile olabilir. Refleks, bilgi, vb alanları saatlerce pratikle ancak geliştirebilirsiniz – ama bu mümkün.

45 yaşında profesyonel bir oyuncu olmak mümkün.

10-15 yıl sonra elektronik oyun kültürü ile doğup büyümüş ve alışmış bir kuşak çoğunlukta olacak. Spor ve rekabet anlayışı, “sporcu” tanımı tamamen değişecek. Daha da önemlisi, bu değişim günlük hayatımıza yansımaya başlayacak. Firmaların ve liderler bu dalgaya göz önünde bulundurmaz ve önem vermezse toplumun bir bölümünü kaybetmeye mahkûm olacak. Bu sebepten dolayı bu yazıyı uzun tutup biraz daha bilgi ve giriş niteliğinde yazmaya gayret ettim. Başında dediğim gibi, konu sanıldığından önemli…

 

 

 

 

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here